Biraz Müsade...
Sayfamızda gönül dostlarımızla paylaştığımız;
Güzel insanların gönlümüze dokunan, insana dünyada yaşama gayesini hatırlatan,her okuyuşta Rabbim için ne yapabilirim sorusuna cevap aratan eşsiz yazılarına ara veriyoruz...
Bu zaman zarfında sizlerin sayfalarında ki okunmaya ve yaşama aksettirmeye değer yazılarınızı okuyup yüreğimize yazmaya çalışacağız..
Müsade derken gönlünüzden ve dualarınızdan 2563 'e müsade yok inş.
Allah Rasûlü buyurur ki: "-Kıyamette kardeşlik candan özge! Herkes telâş içindeyken, evlât medet umunca ana-babasından, onlar bir o yana, bir bu yana kaçışırlar. O zaman sâlih bir kardeşi, kendi sevaplarını bağışlayıverir kardeşine; ben yandım, sen yanma!” diye... Allah, kendi uğruna fedâ edilen canlara, cennetini gösterir.Kardeşim” diyorum, karındaşımdan öte!.. Kardeşim” diyorum kendimi bildiğimden öte... Kardeşim” diyorum candan özge, candan ziyâde..
Tüm Kardeşlerime...
Rabbimin rahmet,muhabbet ve merhameti daima üzerinize olsun.Dua ve baki muhabbetle...








 Gül;Kokusu ve ihtişamı hayranlık abidesi olan bir güzelliktir… o en güzeli ve güzelliğini ifadeye şayan bir çiçektir.Güzel ahlakı ifade için seçilmiş bir çiçek…”Güzel ahlak güzel koku saçan bir çiçek (misal-i gül) gibidir…” alimlerin ifadesiyle. Gül kokusu neredeyse orada hep hoş bir koku hakimdir. Meşhur bir söz vardır;”Gül bahçesine girenler gül olur, gül olmasa da gül kokarlar.”Maksad gül bahçesine girme sevdasında olmalı.Maksad Gül’ün kokusunu yansıtabilmek olmalı.
Gül ne latif bir çiçektir ki; gül olmayanları da gül gibi kokutabiliyor.Misal-i güldeki gibi; etrafına güzel koku (ahlak yansımaları) saçan ; ulaştığı her yere farklı bir ahenk katar.İnsan güzel ahlak sahibi olunca, “Gül” vasfını taşıyınca, , hem kendisi huzurludur hem başkalarına varlığı huzur verir.O’nun huzuruna vesile “en güzel’i dayanak noktası bilmesidir…
Güzel ahlakın en güzel örneği hiç şüphesiz ‘Güzel ahlakı tamamlamak için gönderilen” Efendimiz (s.a.v)dir.O Kur’an daki ifadeyle “Üsvetun Hasene(en güzel örnek)”dir.Efendimiz’in duası yine güzel ahlak idi. “Ya Rabbi senden, sıhhat, afiyet ve güzel ahlak dilerim” derdi.O’nun Rabbi’ne bu talebte bulunuşu; güzel ahlakın hakiki imanın tezahürü olduğunu haber veriyor.
Kendisi bu gerçeği; “iman bakımından müminlerin en mükemmeli, ahlâkça en güzel olanlardır…”[1] sözüyle vurguluyor.
Hatta diyor ki; “Kıyamet günü, müminin terazisinde, güzel ahlâktan daha ağır bir şey yoktur.”[2] Başka çare yok…
Hakiki iman huzuruna muttali olmaktan başka çare yok.
Hakiki imanın bizlerde tezahür etmesi için güzel ahlak (O’nun ahlakı)ile ahlaklanmaktan başka çare var mı?Ya gül olmak ya da gül gibi kokmaktan gayrısı yok yok…
Ne mutlu GüL’ün kokusu ve ihtişamına bürünen gül adaylarına…
[1] Tirmizî.[2] Tirmizî. 
|