 "Gönülde aşk odu yandırır İMAN .. kıpkızıl od olsa söndürür İMAN.. yeterki girmeli İBRAHİM gibi.. ATEŞİ gülşene döndürür İMAN Yeterki girmeli İBRAHİM gibi.."
Cenabı ALLAH (cc) Kimini düşmanla.. Kimini hastalıkla.. Kimini fakirlikle.. Kimini zenginlikle.. Kimini evladıyla.. Kimini eşiyle.. Kimini çeşitli bela ve musibetlerle... Kimini de mevki ve makam ile imtihan eder... Hz. İbrahim (a.s) denilince la ilahe illallah'a davet eden bir tevhid mücadelesi gelir aklımıza. Anlayışları körelmiş, kalpleri taşlaşmış Nemrut ve kavmine karşı iman mücadelesi gelir aklımıza... "Ey kavmim! Ben sizin (ALLAH'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Çünkü ben yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan ALLAH'a çevirdim ve ben O'na ortak koşanlardan değilim. " (En'am: 78-79) Hz. İbrahim (a.s) denilince tuğyana başkaldırış gelir aklımıza. .. İlahlık davasında bulunan zorba Nemruta "Benim Rabbim güneşi doğudan getiriyor. Haydi gücün yeterse sen de batıdan getir..." (Bakara: 258)meydan okuyuşuna karşı Nemrut'un afallayıp kalması gelir aklımıza... Hz. İbrahim (a.s) denilince tefekkür gelir aklımıza Sönenlerin batıp yok olanların ilah olamayacağı gelir... Hz. İbrahim (a.s) denilince put kıran İbrahim gelir aklımıza. Baltasını omuzlayıp hiçbir fayda ve zarar vermeyen putları paramparça etmesi gelir aklımıza:"Sonra İbrahim onları paramparça etti. Sadece onların büyüğünü bıraktı. Belki ona müracaat ederler diye. (Enbiya: 58) Hz. İbrahim (a.s) denilince tevekkül gelir aklımıza. Dağlar büyüklüğünde hazırlanan ateşe atıldığında cebrail "Ey İbrahim! Bir hacetin var mı?" imdat girişimine, "ALLAH bana yeter. O, ne güzel vekildir. O, benim halimi görüyor ve biliyor." Cevabı gelir aklımıza. .. Dostdostu yardımsız bırakır mıydı hiç? Dost dostu unutur muydu hiç? Ve ardından bu tevekkülün mükafatı olarak Rabbimizin: "Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve selametli ol, dedik. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlardan kıldık (Enbiya: 69-70) fermanı gelir aklımıza... Hz. İbrahim (a.s) denilince hicret gelir aklımıza... İmansızlık ateşinin kalpleri nasıl taşlaştırdığı gözleri nasıl körleştirdiği kulakları nasıl sağırlaştırdığı hakikati çıkar karşımıza. Bunca delil ve mucizeye rağmen putperestliklerine devam eden o azgın kavme karşı, Hz. İbrahim (a.s)ın "Ben Rabbime hicret ediyorum. O, bana doğru yolu gösterecektir" (Saffat: 99)sözü gelir aklımıza. Birçok peygamberin salih insanların davetçilerin hayatlarında var ola gelen Halkı zalim olan bir beldeden halkı yardımcı olan bir beldeye hicret Ve bu yoluculukta İnsi ve cinni şeytanlardan Cenabı ALLAHa sığınış gelir aklımıza.. Küfür ve şirkten iman ve İslama sarılış gelir aklımıza.. Dünyadan ukbaya hicreti gelir aklımıza... Hz. İbrahim (a.s) denilince itaat gelir aklımıza Issız ve çorak bir vadide oğlu İsmail ile yalnız kalan Hacer'in yürek vuruşları gelir aklımıza "Ey İbrahim! Ne görüşecek kimsenin ne de hayat eserinin bulunduğu bir vadide bizi bırakıp nereye gidiyorsun.. Bunu sana ALLAH mı emretti Emir ALLAH'tan ise ALLAH bize yeter" sadakati gelir aklımıza... Ve sonra Hacerin çaresizlik ve telaş içinde Safa ile Merve tepeleri arasında koşuşturması bunun akabinde Cenabı ALLAHın bir ikramı olarak zemzemin fokur fokur fışkırması gelir aklımıza.. Hz. İbrahim (a.s) denilince adanış gelir aklımıza... Bir babanın evladıyla bir evladın canıyla imtihan olması gelir aklımıza... Veren ALLAH (cc) emanetini geri istiyor... Vermek elde mi Bu icabette Hz. İbrahim (a.s)in "Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün ne dersin?" sualine, İsmail'in:"Babacığım, emrolunduğun şeyi yap! İnşaALLAH beni sabredenlerden bulursun" cevabı gelir aklımıza... Hz. İbrahim (a.s) denilince kararlılık gelir aklımıza. Şeytanın "VALLAHi, rüyanda şeytanın sana gelip oğlunu boğazlaman için emirde bulunduğunu görüyorum" Hile ve tuzağına karşı Hz. İbrahim (a.s)ın "Ey ALLAH düşmanı Benden uzak dur. VALLAHi Rabbimin emrettiği şeyi yapacağım" kararlılığıyla şeytanı büyük bir hışımla taşlaması gelir aklımıza.. Hz. İbrahim (a.s) denilince teslimiyet gelir aklımıza. En değerli varlığını sunmak için bıçak İsmail'in boğazında gidip gelirken "Ey İbrahim Rüyanı doğruladın" nidası ile İsmaile bedel cennetten kurbanlık bir koçun gönderilişi gelir aklımıza. Ve ardından bu rahmete karşılık Hz. İbrahim (a.s)ın ""ALLAHu Ekber ALLAHu Ekber La ilahe illALLAHu vALLAHu ekber!ALLAHu Ekber ve lillahil hamd!"tekbir ve tahmidleri gelir aklımıza... Hz. İbrahim (a.s) denilince Kabe ve Hacc gelir aklımıza: "Ey insanlar ALLAH u Teala size Haccı farz kıldı. Rabbinizin davetine icabet edin" çağrısına insanların "Lebbeyk ALLAHümme Lebbeyk" telbiyeleri gelir aklımıza... Ve sonra kıyam merkezinde ayrı dil ve renkteki insanların bembeyaz ihramlara bürünmüş olarak dua ve niyazda bulundukları ırk dil ve renk farklarını bir yana atarak İslam birliği içerisinde hep beraber ALLAH (cc) için yaptıkları Hacc ibadetleri gelir aklımıza. Hz. İbrahim (a.s) denilince Halilullah gelir aklımıza. ALLAH (cc)'ın dost edindiği hilm sahibi hanif İbrahim gelir aklımıza... Ve Hz. İbrahim (a.s) denilince dua gelir aklımıza..Kalpten dudağa dudaktan avuca avuçtan göğe yükselen dua: "Rabbimiz! Bizi sana teslim olan kimseler eyle ve neslimizden sana teslim olan bir ümmet (çıkar)! Bize, (razı olacağın Hacc, kurban gibi) kulluk usullerimizi göster ve tevbelerimizi kabul buyur. Şüphesiz ki Tevvab, Rahim ancak Sensin!" (Bakara: 128) İşte tevhid ile arındırılmış tevekkül ile süslenmiş teslimiyet ile bezenmiş takva ile taçlandırılmış bu İbrahimi yol ve İbrahimi duruş kıyamete dek tüm Müminlere örnek ve önder olacaktır...
Bilvanis/ Net

|
• 2009-06-19 17:59:44 - hayırlı cumalar...
"Allah katında günlerin efendisi Cuma dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. "
Cuma gününde şu beş özellik vardır:
1- Hz. Âdem o gün yaratıldı.
2- O gün yeryüzüne indirildi.
3- O gün vefat etti.
4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
5- Kıyamet o gün kopacaktır. Allah a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın.)
[Buhari, İ. Ahmed]
Cumanız Mübarek Olsun...
********************************************
Allah razı olsun kardeşim uzun zamandan sonra tekrar hoşgeldin..
Düzenleyen 2563 gün: 19/6/2009 saat: 23:11