Duymuşsunuzdur sizler de, bazı yazılarda hatta dua ve ilahilerde Cenab-ı Hakk'a hitaben şöyle derler: "Kovma kapından ne olur.." Bu söylem benim gücüme gidiyor..Gayretullah'a dokunur diye de endişe ediyorum hep.. Neden kovsun ki O, kapısına geleni ? Kimi kovmuş ki ? Var mı örneği? Yok ! Ama en büyük günahları dahi işlemiş olsa, boyun büküp af dileyenleri kucağına aldığının örnekleri çoktur. O, Rahman, Rahim, Vedud olandır..İnsanın fikri bile erişemez yüceliğine.. O'nun sevgi ve şefkatinin yanında insandaki, okyanuslardan bir damla bile değil.. O, Kapısına geleni asla kovmaz, boş çevirmez ! Üstelik -ayetin de işaretiyle- geçmiş günahlarını hasenata çevirir.. Kerim O !.. Kovan-kovacak olan, nefsini ilah edinen Tanrı özentili insandır ancak. Ve.. Kovan, kovulmaya layık olandır ! Neden ? Çünkü "Ben !" diyor.. Şeytan da öyle demişti ve ebedi kovulanlardan oldu!.. Çünkü O, "Ben !" diyeni sevmiyor ! "Ben !" diyeni, karşısına dikileni, yaradılmış olduğu halde "İlah" lık taslayanı, boyundan büyük "varlık" iddiasında bulunanı sevmiyor !.. "Sen" misin ?! O zaman kovulmuşlardan ol ! Tâ ki boyun büküp kapıma gelesin ve : "Ben âcizim sen Aziz'sin..Ben hata ettim sen Rabb'imsin, bağışlayacak ancak Sen'sin !" diyesin.. O zaman kucağıma alırım seni.. Yoksa, tıpkı geçmişte yaptığım gibi, yarattıklarımdan en hor, en hakir gördüğünle, aklına bile gelmeyecek ufacık bir sebeple seni yere serer, tarihin serlevhalarına sonsuza dek "zelil" olarak yazdırırım! Ve nitekim öyle olmuştur da, hatırlarsak: Rabbimiz, kendilerini ilah ilan edenleri, yeryüzü firavunlarını, insanların küçümseyebilecekleri cinsten mahluklarla-sebeplerle yerle bir etmiştir hep! Mesela Nemrut'un hor-hakir görülen bir sinekle ölümü.. Firavun'un hala sergilenen -ayette belirtildiği gibi- cesedi.. Yine hicretteki örümcek ağı, güvercinlerin yuva yapması gibi basit sebeplerle O Kureyş'in Ulu(!)larını es geçen, yerle bir eden, tarihe zelil olarak düşüren O değil mi?.. İbrettir bunlar. Kişi "Benim!" dediğinde O'na karşı, ilahlık oynamaya kalktığında, Yaradan onu tahkir eder işte böyle! Sen de kimsin! En adi gördüğün bir mahlukla-sebeple kahrol! Ve örnek ol "hisse" alabilen yüreklere çağlarca! Kovmaz O.. Ne yaparsan yap, ne kadar günah çukuruna batmış olursan ol, Yeter ki git O'nun kapısına, yeter ki samimi ol.. Kapılar hep açık... Muhabbetullah.Com / Ömer Gül
İKRAM, İHSANDIR..
DOĞRUDAN Rabbe ait bir vasıftır.
Karşılıksızdır.
Onun için çok önemsenmiştir.
Allah’a (c.c) yaklaşmanın en kestirme yolu,
Karşılıksız ikram etmekten geçer.
Yaradılışı gereği âdemoğlunun karnı şu üç şeye karşı yumuşaktır:
Güzellik, mükemmellik ve karşılıksız ikram..
Düşmanımızda bile görsek,
‘Cemâl’e, ‘Kemâl’e ve ‘İhsân’a kayıtsız kalamayız.
İnsanın karşılaşınca reddedemediği,
Nedensiz olarak sevdiği ilk şey ‘ihsan’dır.
Karşılıksız ikrama duyarsız kalabilecek birisi yoktur.
Fermân-ı nebevî ile ihsan;
Allah’ı sanki görüyormuş gibi ibâdet etmektir.
Zirâ, biz O’nu görmesek de O bizi görmektedir. [1]
Bir yandan bakınca karşılıksız ikram etmek olan ihsan,
Diğer taraftan Yaratıcının (c.c) huzurunda olmanın verdiği,
Ruh halini kuşanmak olarak karşımıza çıkıyor.
Sanki insandan,
Bu iki kavramı bünyesinde buluşturması isteniyor gibidir..
Her bir mahluk varlığını devam ettirebilmek için,
Sonsuza uzayan bir ihtiyaç silsilesine muhtaçtır.
Vücut sahasında kalabilmek için,
Gerekli olan ihtiyaç listesini alt alta yazmaya kalksaydık,
Ne kalem yeterdi ona, ne de kütüphaneler dolusu defter! [2a] , [2b]
Ömrümüz tükenirdi de o listenin sonunu yine getiremezdik.
Madem ki ihtiyaçlarımız sonsuzdur,
Elbette onları her an karşılayan Birisi var demektir..
Yaratıcı (c.c) şayet bizi sevmese,
Tüm bu nimetleri bizden niye esirgesin?
Varlığımızın devamı için,
Saymakla bitiremeyeceğimiz bunca nimeti,
Karşılıksız olarak bize niye versin?..
Siz sevmediğiniz insanlara,
En küçük bir şeyinizi veriyor musunuz?.
İnsan, huzur-u ihsandayken insandır.
Çünkü ihsan, ihsandır.. [3]
Kendimize dönüp baktığımızda,
Bizde de karşımızdaki insanlara karşı,
Halet-i ihsaniye diyebileceğimiz,
İhsanda bulunma özelliğinin var olduğunu görürüz.
Fakat onları sevmemiz koşuluyla…
Zira sevmediğimiz insanlara,
En küçük bir şeyimizi bile vermeyiz.
En azından gönül rızasıyla veremeyiz.
Yaratıcı (c.c) ise,
Karşılıksız olarak nimetleriyle bizleri perverde ettiğine göre,
Gerçekten bizi seviyor demektir.
Böyle bir Zât’a karşı saygıda kusur edilir mi?
Ona suizanda bulunulur mu?
Sevgimizin delili kulluk etmektir. [4a] , [4b]
Kulluğun temel mihengi de,
Her yaptığını, her ânını Allah rızası için yapabilmektir.
Sanki Onu (c.c) görüyormuş gibi..
Canım Allah'ın selamı, rahmeti üzerine olsun.Ne istifadeli yazı.Her satırına noktasından,virgülüne imzamı attım.Evet, Allah'ın kapısından kim kovulmuş.Yeter ki bizler o kapıyı tevbe anahtarı ile çalmasını bilelim.İşlenen her günah ne olursa olsun,Rabb'imizin rahmetinden daha büyük değil.Başka kapımız yok.O sonsuz merhamet sahibi.
EY ERHAMÜRRAHİMİN; Kapına geldik,cümle günahlarımız için, bütün zerrelerimizce tevbe ediyoruz.Biliyoruz ki Sen'den başka tevbeleri kabul edecek ilah yok.Senin varlığına,kudretine, ilmine şehadet ediyoruz.Allah'ım bu yazıyı yazan Canım kardeşimden ve Ağabey'imizden razı ol.Günahlarını bağışla.Rahmetinle kuşat.Her ne halis niyetleri varsa,haklarında hayırlı olanı ver.Amin!Amin!Aminnnn.
Allah yazdıklarından ve yazacaklarından razı olsun canım benim.Hayırlı geceler.Baki muhabbetlerimle canım.Selam ve dualarımla.
ELMAS SÖZLER VECİZELER
Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise herşey dosttur.
Yârân istersen Kur'ân yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını seyredip ünsiyet eder.
Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisat eder; iktisat eden bereket bulur.
Düşman istersen nefis yeter. Evet, kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider.
Nasihat istersen ölüm yeter. Evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır. BEDİÜZZAMAN
************************************************
Allah razı hoşnut olsun güzel kardeşim cümlemizin üzerine olsun inş.Herşey güzel gönlünce olsun Rabbimin rahmet ve muhabbeti üzerine olsun bıraktığın güzellik ve paylaşım için sonsuz teşekkürler .Sevgilerimle kardeşim Allaha emanetsin inş..
selamün aleyküm kardeşim her kelimesi ve sözleriyle isanı motive eden yazın için Allah razı olsun çok güzel okumaya deger. VE SEN YİNE DENEDİGİNDE
VE YİNE KALBİN DARALDIGINDA
VE YİNE BÜTÜN KAPILAR YÜZÜNE KAPANDIGINDA
VE YİNE NE YAPMAN GEREKTİGİNİ BİLDİGİNDE
VE UZUN UZUN DÜŞÜN YARADANI...
ALLAH KULUNA KAFİ DEGİLMİ? BÜYÜK BİR KAPNIN ÖNÜNDE
BİR KARINCA VURMUŞ
KAPIYI BEKLİYOR
KAPI AÇILACAK YOKSA NİYE
VAR? YETEKİ VURMAYI BİL
YETERKİ OKAPIDA DURMAYI
BİL...
**********************************************
Aleykümselam kardelenim,Rabbimin bak dediği yerden bakan herşeyi rızayı ilahiye çerçevesinde görür...Emek verip okuduğun için Allah senden razı hoşnut olsun inş.Allaha emanet dualarınla kardeşim
EYVALLAH -EYVALLAH-EYVALLAH -CAN KARDEŞİM MUHTEŞEM KELİMELERİN İNAN KALBİMİ İHYA ETTİ FAKİR DAİMA HAK AŞKIYLA YANAR SAĞOLUN SİZLERDE DAİM OLARAK O AŞKLA YANDIĞINIZI HİSSEDİYOR BU FAKİR DÜNYA HAYATI BOŞTUR BİLİRSİN AMAÇ NEDİR SİZLER GİBİ ULVİ KALBİ DAİM HAK ATEŞİYLE YANAN KAVRULAN HER AN HAKKI ZİKREDEN DOSTLARIN KALBİNE BİR AN BİLE UFAK BİR LEZZET SUNABİLMİŞSK NE MUTLU BU FAKİRE DUAM DAİMA SİZLEREDİR CAN KARDEŞİK AŞKI NİYAZ -HATAMIZ VARSA AFFOLA- ***HUUU***
******************************************************
İhya olacak bir kalp bulmaları kelimelerin boşa gitmediğini gösterir, böyle bir kalbe rastladığı için kelimelerimiz adına çok mutluyuz.."Allah'la olduktan sonra ölümde ömürde hoştur." ne güzel şu keşmekeş içinde bunu başarabilmek ,bu lütfa mazhar olmak.Dost kalbinde muhabbete vesile oldunuz dualarınızla ,daim olsun inş.Selamet ve hayırla..
Ey her şeye her zaman mutlak galip olup,hiç bir kuvvet hiç bir zaman Kendisine üstün gelemeyen
Ey bütün kainatı emir ve hakimiyeti altında tutan ve hiçbir güçle emrine karşı çıkılamayan
Ey her şeyin her halini görüp gözeten ve hiçbir şey Kendisinden gizlenmeyen... Devamı
Ey her şeye yardım ettiği halde hiçbir şeyin yardımına muhtaç olmayan
Sen her türlü noksan ve kusurlardan münezzehsin.Senden başka ilah yok ki bize imdat etsin.EL AMAN,EL AMAN!Bizi Cehennem azabından muhafaza eyle.(amin)
ALLAH razı olsun...
selam ve dua ile Allah c.c. razı olsun
******************************************
Aleykümselam Rabbim cümlemizden razı olsun inş.
Sultanım...!
Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey'at ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik
Ya Rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın...(S.A.V)
• 2009-06-19 10:29:42 - selamünaeayküm buhara abla
İKRAM, İHSANDIR..
DOĞRUDAN Rabbe ait bir vasıftır.
Karşılıksızdır.
Onun için çok önemsenmiştir.
Allah’a (c.c) yaklaşmanın en kestirme yolu,
Karşılıksız ikram etmekten geçer.
Yaradılışı gereği âdemoğlunun karnı şu üç şeye karşı yumuşaktır:
Güzellik, mükemmellik ve karşılıksız ikram..
Düşmanımızda bile görsek,
‘Cemâl’e, ‘Kemâl’e ve ‘İhsân’a kayıtsız kalamayız.
İnsanın karşılaşınca reddedemediği,
Nedensiz olarak sevdiği ilk şey ‘ihsan’dır.
Karşılıksız ikrama duyarsız kalabilecek birisi yoktur.
Fermân-ı nebevî ile ihsan;
Allah’ı sanki görüyormuş gibi ibâdet etmektir.
Zirâ, biz O’nu görmesek de O bizi görmektedir. [1]
Bir yandan bakınca karşılıksız ikram etmek olan ihsan,
Diğer taraftan Yaratıcının (c.c) huzurunda olmanın verdiği,
Ruh halini kuşanmak olarak karşımıza çıkıyor.
Sanki insandan,
Bu iki kavramı bünyesinde buluşturması isteniyor gibidir..
Her bir mahluk varlığını devam ettirebilmek için,
Sonsuza uzayan bir ihtiyaç silsilesine muhtaçtır.
Vücut sahasında kalabilmek için,
Gerekli olan ihtiyaç listesini alt alta yazmaya kalksaydık,
Ne kalem yeterdi ona, ne de kütüphaneler dolusu defter! [2a] , [2b]
Ömrümüz tükenirdi de o listenin sonunu yine getiremezdik.
Madem ki ihtiyaçlarımız sonsuzdur,
Elbette onları her an karşılayan Birisi var demektir..
Yaratıcı (c.c) şayet bizi sevmese,
Tüm bu nimetleri bizden niye esirgesin?
Varlığımızın devamı için,
Saymakla bitiremeyeceğimiz bunca nimeti,
Karşılıksız olarak bize niye versin?..
Siz sevmediğiniz insanlara,
En küçük bir şeyinizi veriyor musunuz?.
İnsan, huzur-u ihsandayken insandır.
Çünkü ihsan, ihsandır.. [3]
Kendimize dönüp baktığımızda,
Bizde de karşımızdaki insanlara karşı,
Halet-i ihsaniye diyebileceğimiz,
İhsanda bulunma özelliğinin var olduğunu görürüz.
Fakat onları sevmemiz koşuluyla…
Zira sevmediğimiz insanlara,
En küçük bir şeyimizi bile vermeyiz.
En azından gönül rızasıyla veremeyiz.
Yaratıcı (c.c) ise,
Karşılıksız olarak nimetleriyle bizleri perverde ettiğine göre,
Gerçekten bizi seviyor demektir.
Böyle bir Zât’a karşı saygıda kusur edilir mi?
Ona suizanda bulunulur mu?
Sevgimizin delili kulluk etmektir. [4a] , [4b]
Kulluğun temel mihengi de,
Her yaptığını, her ânını Allah rızası için yapabilmektir.
Sanki Onu (c.c) görüyormuş gibi..
Altan Tanrıkulu